Hockney's Portraits and People
"Ünlülerin, ünü kendinden menkullerin ve isimsizlerin son derece sürükleyici bir geçit töreni." — The Spectator
"Çekici ve eğlenceli... Hockney’in yetenekleri (yakın gözlem ve zarif, dışavurumcu bir çizgi) portrelerinde her zaman kendini göstermiştir." — Sunday Times
"Bir yaşamın öyküsü için zarif bir çatı; aynı zamanda o yaşamın eserlerine dair bir inceleme ve kutlama... Çevrilen neredeyse her sayfa, Hockney’in çizgi ve renk hususundaki kendine has dışavurumcu duygusuyla yeni bir karşılaşma." — Times Literary Supplement
"Thames & Hudson’dan tam bir görsel şölen." — Vogue
David Hockney’in portre sanatının önemine olan inancı ve sanatçı, model ile izleyici arasında yakın bir iletişim hissi yaratmadaki ustalığı, savaş sonrası dönemin en sevilen eserlerinden bazılarını ortaya çıkardı. 1950'lerden itibaren Hockney’in tablolarında, çizimlerinde, kolajlarında ve fotoğraf çalışmalarında en ısrarcı olduğu konu; çoğunlukla kendisine çok yakın olan insanlar ve kendi portreleriydi. Bu eserler, otobiyografik ilişkilerin anlatılarıdır: Sanatçının hayatındaki mahrem ve genellikle yoğun hikayeleri yansıtırlar. Aynı zamanda, zamanın akışını temsil etmenin farklı biçimsel yollarını ve portrelerin o kaçınılmaz ama harikulade durgunluğunu keşfe çıkarlar.
Kitaptaki eserler arasında; annesini, Henry Geldzahler’ı veya Celia Birtwell’i onlarca yıl boyunca aralıklarla resmettiği büyüleyici seriler, sevgililerin tasvirlerine yüklenen özel nitelikler ve Hockney'in dolu dolu geçen yaşamının birer parçası olan ünlülerin, yazarların ve sanatçıların —Billy Wilder, Armistead Maupin, W.H. Auden, Henry Moore, Christopher Isherwood— geniş bir yelpazesi yer alıyor. Seçkin bir Avrupalı eleştirmen ve kuratörün kaleme aldığı metin; İngiltere doğumlu olup Amerika'yı ikinci evi yapan bu son derece popüler sanatçının, nasıl dünya çapında bir figüre dönüştüğünün altını çiziyor.
Tükendi
Gelince Haber Ver