The Colour of Clothes anlatısı, fotoğrafçılığın ilk uygulanabilir renkli sürecinin hikâyesini ve bunun Edward dönemi zarafetinden 1920’lerin yeni özgürlük ve akışkanlığına uzanan moda evrimiyle kesişimini sunar.
1907’de Alfred Stieglitz’in dediği gibi: “Yakında dünya renk çılgını olacak ve Lumière sorumlu olacak.” Bu sözler, Lumière kardeşlerin icadı olan autochrome renkli sürecinin gelişini duyuruyordu. Autochrome, sadece fotoğrafçılığı dönüştürmekle kalmadı, aynı zamanda modayı Edward zarafetinden modern, özgür bir estetiğe taşıyan geçişi kaydetti.
Kitap, autochrome’un benzersiz güzelliğini yaklaşık 370 görüntüyle kutluyor. Couture dünyası, Fortuny, Poiret, Doucet, Vionnet, Lucile, Chanel ve Lanvin gibi isimler, autochrome’un tasarımlarını mükemmel bir ışık ve renk ile sergileme yeteneğini benimsedi. Moda dışında, Salon du Goût Français’in lüks objelerden oluşan sergileri ve Albert Kahn’ın Archives de la Planète adlı, dünyanın kültürlerini autochrome’larla kaydetme girişimi gibi örnekler de yer alıyor.
Katkıda bulunan fotoğrafçılar arasında Lartigue, Stieglitz ve Steichen gibi ünlüler bulunurken, çoğu zaman daha az tanınan, hatta bu süreci ustalıkla benimseyen kadın fotoğrafçılar da vardı. Kim olurlarsa olsunlar, moda dünyasını ilk kez renkli olarak belgeleyen fotoğrafçılığın bu tarihi anını ölümsüzleştirdiler.
Tükendi
Gelince Haber Ver