Jonathan Haidt kariyeri boyunca, bazı en zorlu alanlarda -siyaset ve dinle kutuplaşmış topluluklarda, kültür savaşlarıyla boğuşan kampüslerde ve şimdi de dünyadaki birçok ülkede bugünün gençlerini vuran ruhsal sağlık krizinde- gerçeği ve bilgeliği konuşarak geçirdi.
The Anxious Generation'da Haidt, 2010 ile 2015 yılları arasında çocukluk ve ergenliğin nasıl yeniden yapılandığını gösteriyor. Gençler, katlanır telefonlarını sosyal medya uygulamalarıyla dolu akıllı telefonlarla değiştirdikçe, çevrimiçi geçirilen süre -kişinin kendisini çok sayıda başkasıyla kıyasladığı zaman da dahil- fırladı. Yüz yüze arkadaşlık ve aileyle geçirilen zaman ise sert bir düşüş gösterdi ve ruhsal sağlık da öyle.
Ancak bu sadece teknolojiyle ilgili bir hikaye değil; bu derin kayma, ebeveynlerin çocuklarının çevrimdışı yaşamlarının her yönünü aşırı denetlediği, onları güçlü ve kendi kendini yöneten yetişkinler olmak için en çok ihtiyaç duydukları deneyimlerden mahrum bıraktığı, çocukluk özgürlüğünün ve serbest oyunun gerilemesi zemininde gerçekleşti.
Bu kitapta Haidt, oyun temelli çocukluğun kaybının ve onun yerine insan gelişimi için uygun olmayan telefon temelli bir çocukluğun geçmesinin, gençler arasında artan ruhsal sıkıntının kaynağı olduğu konusunda ikna edici bir argüman sunuyor. The Anxious Generation, telefon temelli bir çocukluğun gelişimi dört temel yönden -uyku yoksunluğu, sosyal yoksunluk, bilişsel parçalanma ve bağımlılık- nasıl bozduğunu göstermek için en son psikolojik ve biyolojik araştırmalara dalıyor. Haidt, kızlara ve erkeklere ne olduğuna dair ayrı ayrı derinlemesine analizler sunarak ebeveynlere, okullara, hükümetlere ve gençlerin kendilerine pratik tavsiyelerde bulunuyor. Kadim bilgelik ve son teknoloji araştırmalardan yararlanan bu göz açıcı kitap, bir can simidi ve güçlü bir eylem çağrısı.
Tükendi
Gelince Haber Ver