Alberto Giacometti (1901–66), en çok uzun boylu ve hayaletvari heykelleriyle tanınır. Anında ayırt edilebilen ve döneminin varoluşçu umutsuzluğuyla kaçınılmaz bir şekilde ilişkilendirilen bu sıra dışı figürler, savaşın travmasını yaşayan bir neslin kendisini bulduğu savunmasız bir insanlık imgesi sundu; ancak bu figürler bugün de modern toplum için yoğun bir anlam taşımaya devam ediyor.
Bu kitap, Giacometti'nin yaşamına ve eserlerine dair temel bir giriş niteliğindedir. Eser, sanatçının babasının renkli post-empresyonist tarzından ilham alan ilk eskiz defterlerinden ve resimlerinden başlayarak, kariyeri boyunca saplantı haline getireceği ölüm temasına şekil veren sarsıcı deneyimlerine kadar sanatsal evriminin izini sürüyor. Sanatçının tuhaf sürrealist kompozisyonlara yönelişini ve olgunluk dönemindeki üslubunun ortaya çıkışını inceleyen bu kitap, savaş sonrası dönemin uluslararası alanda en çok övgü alan heykeltıraşlarından birinin zamana meydan okuyan gücünü onurlandırıyor.
Tükendi
Gelince Haber Ver