Theo of Golden
Bir bahar sabahı, küçük güney kasabası Golden’a bir yabancı gelir. Kimse nereden geldiğini… ya da neden geldiğini bilmez…
Adı Theo’dur. Ve verdiğinden çok daha fazla soru sorar.
Theo, duvarlarında yerel bir sanatçının yaptığı, Golden halkına ait doksan iki adet kurşun kalem portresinin asılı olduğu yerel bir kahvehaneyi ziyaret eder. Bu portreleri tek tek satın almaya başlar ve onları ‘gerçek sahiplerinin’ ellerine geri verir. Her teslimle birlikte bir hikâye anlatılır, bir dostluk doğar ve bir hayat değişir.
Vermek ve almak üzerine bir hikâye; görmek ve görülmek üzerine… Theo of Golden, yaratıcı cömertliğin gücünü, anlamlı bir yaşam için merakın önemini ve bizi birbirimize bağlayan görünmez iyilik bağlarını anlatan, ustalıkla yazılmış bir romandır.
Tükendi
Gelince Haber Ver