No Visible Bruises kitabıyla büyük beğeni toplayan, Evangelik Hristiyan bir toplulukta geçen çocukluğunu, ergenlikteki kaçışını ve kadınlara yönelik küresel şiddet salgınının ön saflarında muhabirlik kariyerini çarpıcı bir şekilde anlatan bir devam kitabı.
Ödüllü gazeteci Rachel Louise Snyder, kariyerini “özel hayat” kisvesi altında gerçekleşen istismarları haberleştirmeye adamıştır. Ancak kendi sorunlu ailesinin hikâyesi, her zaman saklı tuttuğu bir öykü olmuştur.
Annesi ölünce Snyder sekiz yaşındaydı ve çaresiz babası ailesini ülkenin diğer ucunda, tarikatvari bir Evangelik hayatın içine sürükledi. Bu hayata öfkeyle karşı çıkan Snyder, önce okuldan, ardından evinden atıldı. Arabasında yaşayan ve yabancılara güvenmek zorunda kalan genç kadın, kısa sürede kendini bir yetişkin gibi gösterip, konuşarak üniversiteye girmeyi başardı ve nihayetinde dünya çapında yolculuklar yaptı. Hindistan, Tibet ve Nijer gibi yerlerde, akla sığmayacak deneyimler yaşamış insanlarla röportajlar yaptı. Altı yıl yaşadığı Kamboçya’da ise bir ülkenin yakın tarihinin korkunç gerçekleriyle yüzleşmesine tanık oldu.
Anlatıcılığın aciliyeti ve kişisel ile evrenseli ustaca harmanlayan bir üslup ile yazılmış Women We Buried, Women We Burned, aile mücadelesi, kadınların hayatta kalışı ve tanıklık etme tutkusu üzerine gerekli bir hikâyeyi sunuyor.
Tükendi
Gelince Haber Ver