Pulitzer Ödülü Sahibi, Ulusal Kitap Ödülü (Kurgu) Uzun Listes, New Yorker Yılın En İyi Kitabı
En yetkin romancılardan biri tarafından kaleme alınmış, Amerikan İç Savaşı sonrası kaosunda sığınak arayan bir anne ve kızın büyüleyici hikâyesi—ve her şeye rağmen aile direncinin parlak bir portresi.
1874’te, savaşın ardından, silinmişlik, travma ve isimsizlik; sivilleri, gazileri, asi ve gezginleri, özgür bırakılmışları ve kaçakları takip eder. On iki yaşındaki ConaLee, hatırlayabildiği kadarıyla ailesinde yetişkin rolünü üstlenmiş bir çocuk, annesi Eliza ile birlikte bir yolculuğuna çıkar. Annesi bir yıldan uzun süredir konuşmamaktadır. West Virginia’daki Trans-Allegheny Akıl Hastanesi’ne vardıklarında, kendilerini hayatlarına zorla sokan bir savaş gazisi tarafından hastane girişine bırakılırlar. Orada, ailelerinden, sevdikleri bir komşudan ve bildikleri dağ evinden uzak, hayatlarını yeniden kazanmaya çalışırlar.
Savaşın ve ırkın sürekli belirsizlikleri, hikâyeleri ortaya çıktıkça gün yüzüne çıkar: Batı Virginia’nın en yüksek dağ sırtlarına yaptıkları kaçış; ConaLee’nin babasının savaşa gidip bir daha dönmemesi. Bu arada, hastanede yeni bir yol bulmaya başlarlar. ConaLee, annesinin hizmetçisi gibi davranır; Eliza ise tedaviye yavaşça yanıt verir. Tesisin hayatına kapılırlar—Gece Bekçisi adını verdikleri gizemli adam; Weed adındaki yetim çocuk; mutfağı yöneten korkutucu kadın; kurumun başındaki olağanüstü doktor.
Destansı, sürükleyici ve titizlikle işlenmiş Night Watch, savaşın ve sonrasının üstesinden gelmenin çarpıcı bir örneği.
Tükendi
Gelince Haber Ver