Klasik Antik Çağ’ın sanatından modern dönemin bilimine uzanan küresel bir narenciye tarihi.
Mandalina, turunç, pomelo, bergamot, kumkuat… Citrus, günümüzün küresel süper gıdasının tarihini, antik dünyada sadece birkaç ‘vahşi’ türden başlayan yetiştirilmesinden Arap ticaret yollarına, Orta Çağ Avrupası’nın soylu koleksiyoncularına, okyanuslardaki imparatorluk fatihlerine ve tarihin en değerli meyve ürününde her şeyini riske atan tüccarlara kadar iz sürerek anlatıyor.
Narenciyenin hikâyesi, antik çağlardan günümüze uygarlıkların edebiyatına ve sanatına sinmiştir. Büyük İskender’in ordusu Pers İmparatorluğu’nu süpürüp geçtiğinde, Batı’nın tanıdığı ilk narenciye olan turunç ile karşılaştılar. Napolyon Savaşları sırasında Britanya gemileri, denizcilerini iskorbüt hastalığından korumak için limon ve misket limonu taşıyordu; böylece “Limey” lakaplı denizciler dalgalara hükmetti. 19. yüzyılda narenciye ticaretinin önemi arttıkça, Sicilya Mafyası da narenciye çiftçileri arasında doğdu; hem mahsullerini hem de geçim kaynaklarını korumak için.
Rönesans sanatından modern reklamcılığa ve grafik tasarıma uzanan bu zengin görselliğe sahip, enerji veren kültürel tarih anlatısı; bu olağanüstü, hayat veren meyvelerin dünyamızı nasıl tatlandırdığını, kokulandırdığını, iyileştirdiğini ve renklendirdiğini gözler önüne seriyor.
Tükendi
Gelince Haber Ver