Yirmi yaşındaki Sibel, yazı nasıl geçireceğine dair somut planları olduğunu düşünüyordu: İstanbul’da büyükannesine bakacak, babasının mezarını ziyaret edecek ve tıp fakültesine giriş sınavı olan MCAT'e çalışacaktı. Ancak kendisini bir anda Türk pembe dizilerini izlerken ve antik tıp öğretisi olan "dört mizaç" teorisiyle kendi olası kronik hastalığına teşhis koymaya çalışırken bulur.
Sibel'in aklını meşgul eden başka şeyler de vardır: Türkiye seyahatinde ona eşlik eden sarışın Amerikalı erkek arkadaşı; enerjik ama bir o kadar kederli kız kardeşi ve sarsıcı bir sır sakladığını yavaş yavaş öğrendiği sadık büyükannesi... Ailesinin geçmişine derinlemesine dalan anlatı; askeri darbelerden Gezi Parkı protestolarına kadar Türkiye’nin siyasi çalkantı dönemleri arasında mekik dokuyor.
Hem hüzün hem de mizahla örülmüş bu hikayede Sibel'in tuhaf ve alışılmadık şifa arayışı, kendi ailesi ve onların uzun süredir kopuk olan ilişkileri de dahil olmak üzere, başkalarına gösterdiği özen sayesinde aslında kendisini nasıl iyileştirebileceğini fark etmesiyle yeni bir boyut kazanıyor.
Tükendi
Gelince Haber Ver